Türkçede “el” kelimesinin İngilizcede birden fazla karşılığı vardır. Doğru kelime, hangi anlamda kullanıldığına göre değişir.
Türkçede “el” kelimesinin İngilizcede birden fazla karşılığı vardır. Doğru kelime, hangi anlamda kullanıldığına göre değişir.
En yaygın karşılıktır. İnsanların eli için kullanılır.
Wash your hands.
(Ellerini yıka.)
Elin iç kısmı (avuç) anlamına gelir.
He hurt his palm.
(Avucunu incitti.)
Türkçede bazen “el” anlamında söylenen ama aslında kolu ifade eden durumlarda kullanılır.
She held the bag in her arm.
(Çantayı kolunda tuttu.)
Give a hand → Yardım etmek
On the other hand → Öte yandan
Hand in hand → El ele
El → Hand
Avuç içi → Palm
Kol (yanlış kullanımlarda el yerine) → Arm
İngilizcede en doğru ve yaygın karşılık hand kelimesidir.
İngilizce “coat” kelimesi, en yaygın anlamıyla palto, kaban demektir. Soğuk havalarda giyilen, dış giysi türlerini ifade eder. Ancak “coat” kelimesinin kullanım alanı bununla sınırlı değildir.
Soğuk, rüzgâr veya yağmura karşı koruma sağlayan dış giysiler için kullanılır.
She is wearing a black coat.
(Siyah bir palto giyiyor.)
“Coat” fiil olarak kullanıldığında, bir yüzeyi kaplamak anlamına gelir.
Coat the wall with paint.
(Duvarı boya ile kapla.)
Bazı bağlamlarda hayvanların tüy yapısını ifade eder.
The dog has a thick coat.
(Köpeğin kalın tüyleri var.)
Jacket → Daha kısa ve hafif mont
Overcoat → Uzun ve kalın palto
Coat (isim) → Palto, kaban
Coat (fiil) → Kaplamak
Coat (isim – mecaz) → Tüy, dış tabaka
İngilizcede sık kullanılan bu kelime, bağlama göre farklı anlamlar kazanır.
Türkçede sıkça kullanılan “emekli” kelimesinin İngilizcedeki karşılığı “retired” kelimesidir. İngilizcede bu kelime, aktif çalışma hayatını tamamlamış ve mesleğini bırakmış kişiler için kullanılır.
Retired, bir kişinin artık çalışmadığını ve iş hayatından ayrıldığını ifade eder.
My grandfather is retired.
(Dedem emekli.)
Devlet veya özel sektör çalışanları için
Uzun yıllar çalıştıktan sonra işi bırakanlar için
Sporcuların kariyerini sonlandırması durumunda
The player retired last year.
(Oyuncu geçen yıl emekli oldu / kariyerini bitirdi.)
İngilizcede emeklilik sonrası yaşamdan bahsederken şu ifadeler sıkça kullanılır:
Retired life → Emeklilik hayatı
Retired teacher → Emekli öğretmen
To retire → Emekli olmak (fiil)
She wants to retire early.
(Erken emekli olmak istiyor.)
Retirement → Emeklilik
Pensioner → Emekli maaşı alan kişi
Early retirement → Erken emeklilik
Emekli → Retired
Emekli olmak → To retire
Emeklilik → Retirement
İngilizcede “retired” kelimesi, hem resmi hem günlük dilde yaygın olarak kullanılır.
İngilizce “left” kelimesi, birden fazla anlama sahip çok yönlü bir kelimedir. İsim, sıfat ve fiil olarak kullanılabilir. Anlamı, cümledeki kullanımına göre değişir.
En yaygın kullanım şeklidir.
Turn left at the corner.
(Köşeden sola dön.)
Bir nesnenin veya kişinin sol tarafını ifade eder.
My bag is on the left side.
(Çantam sol tarafta.)
Leave fiilinin geçmiş zaman (V2) hâlidir.
She left the office early.
(Ofisten erken ayrıldı.)
Geride kalan şeyler için kullanılır.
There is some food left.
(Biraz yemek kaldı.)
Left-handed → Solak
Left out → Dışlanmış, hariç tutulmuş
Leftover → Artan, kalan
Left = sol, ayrıldı, kaldı (bağlama göre değişir)
İngilizcede sık kullanılan bu kelimenin anlamını doğru kavramak için cümle içindeki görevine dikkat etmek gerekir.
desk türkçesi nedir?
İngilizce “desk” kelimesi, Türkçede çalışma masası, yazı masası anlamına gelir. Genellikle ders çalışmak, yazı yazmak veya ofis işlerini yapmak için kullanılan masaları ifade eder.
Desk, üzerinde yazı yazılan, bilgisayar kullanılan veya evrak düzenlenen masadır.
My desk is next to the window.
(Çalışma masam pencerenin yanında.)
Student desk → Öğrenci sırası
Office desk → Ofis masası
Teacher’s desk → Öğretmen masası
Desk, özellikle bireysel kullanım için tasarlanmış masaları anlatır.
Desk kelimesi bazı durumlarda masa dışında anlamlar da kazanır:
Reception desk → Danışma masası
Information desk → Bilgi masası
Front desk → Otel resepsiyonu
Bu kullanımlarda desk, hizmet verilen bölümü veya noktayı temsil eder.
Desk → Çalışma, yazı, ofis işleri için
Table → Yemek, toplantı veya genel kullanım için
Desk = çalışma masası, yazı masası
Okul, ofis ve çalışma alanlarında en sık kullanılan İngilizce kelimelerden biridir.
İngilizce “listen” kelimesi, Türkçede dinlemek anlamına gelir. Ancak bu kelime yalnızca bir sesi duymaktan öte, bilinçli olarak dikkat vermeyi ifade eder. Bu yönüyle “hear” fiilinden ayrılır.
Listen, bir sesi veya konuşmayı isteyerek ve odaklanarak dinlemek demektir.
Please listen to me carefully.
(Lütfen beni dikkatle dinle.)
Listen fiili birçok farklı bağlamda karşımıza çıkar:
Müzik dinlemek → listen to music
Birini dinlemek → listen to someone
Tavsiye dinlemek → listen to advice
📌 Önemli: “Listen” fiilinden sonra genellikle “to” edatı kullanılır.
Hear → İstem dışı duymak
Listen → Bilinçli ve dikkatli dinlemek
Bu fark, İngilizcede anlamı doğru kurmak için oldukça önemlidir.
Listen, sadece kulakla dinlemek değil; aynı zamanda söyleneni ciddiye almak anlamında da kullanılır.
You should listen to your parents.
(Aileni dinlemelisin.)
Listen = dinlemek
Dikkat, odak ve isteği ifade eden bir fiildir.
Teddy bear, İngilizcede oyuncak ayı anlamına gelir. Yumuşak yapısı, sevimli görünümü ve çocuklarla özdeşleşmiş olmasıyla dünyanın en bilinen oyuncaklarından biridir. Ancak teddy bear sadece bir oyuncak değil, aynı zamanda ilginç bir tarihe ve kültürel anlama sahiptir.
Teddy → Özel isim
Bear → Ayı
Birlikte kullanıldığında “Teddy ayısı”, yani doldurulmuş peluş oyuncak ayı anlamına gelir.
She sleeps with her teddy bear every night.
(Her gece oyuncak ayısıyla uyur.)
“Teddy bear” ismi, ABD’nin eski başkanlarından Theodore Roosevelt’ten gelir. Roosevelt’in lakabı “Teddy” idi. 1902 yılında yaşanan bir av olayı sonrası, basında çıkan karikatürler bu sevimli ayının popüler olmasına yol açtı. Kısa sürede “Teddy’s bear” ifadesi yaygınlaştı ve zamanla teddy bear olarak yerleşti.
Teddy bear;
Sevgi
Masumiyet
Güven
Çocukluk anıları
gibi duyguları temsil eder. Bu yüzden sadece çocuklara değil, hediye olarak yetişkinlere de sıkça alınır.
Teddy bear kelimesi sadece oyuncak için değil, bazen sevecenlik ve şefkat ifade etmek amacıyla mecaz anlamda da kullanılabilir.
Teddy bear = Oyuncak ayı
Hem çocukların vazgeçilmez oyuncağı hem de sevginin sembolü olan evrensel bir ifadedir.
İngilizce alfabesi, Latin alfabesine dayanır ve toplam 26 harften oluşur. İngilizce öğrenmeye başlayan herkes için alfabe ve harflerin doğru okunuşları oldukça önemlidir.
| Harf | Okunuşu |
|---|---|
| A | ey |
| B | bi |
| C | si |
| D | di |
| E | i |
| F | ef |
| G | ci |
| H | eyç |
| I | ay |
| J | cey |
| K | key |
| L | el |
| M | em |
| N | en |
| O | ou |
| P | pi |
| Q | kyu |
| R | ar |
| S | es |
| T | ti |
| U | yu |
| V | vi |
| W | dabılyu |
| X | eks |
| Y | vay |
| Z | zi / zed |
📍 Not: Amerikan İngilizcesinde Z = zi, İngiliz İngilizcesinde Z = zed olarak okunur.
İngilizcede her harfin büyük (uppercase) ve küçük (lowercase) olmak üzere iki şekli vardır.
Örnek:
A → a
B → b
C → c
Büyük harfler; cümle başında, özel isimlerde ve kısaltmalarda kullanılır.
Harfleri sesli tekrar ederek öğrenin
Alfabe şarkıları dinleyin 🎵
Yazma ve okuma alıştırmaları yapın
Harfleri kelime içinde görmeye çalışın
İngilizce alfabesi 26 harften oluşur
Harflerin okunuşları Türkçeden farklıdır
Doğru telaffuz, İngilizce öğrenmenin temelidir
Etiketler: ingilizce alfabe, ingilizce harfler, ingilizce alfabe okunuşları, ingilizce öğrenme, ingilizce başlangıç, ingilizce türkçe
Türkçede sık kullanılan “tahta” kelimesinin İngilizcede birden fazla karşılığı vardır. Doğru kelime, tahtanın nerede ve ne amaçla kullanıldığına göre değişir.
En yaygın karşılıktır. Birçok farklı “tahta” türü için kullanılır.
Wooden board → Ahşap tahta
Cutting board → Kesme tahtası
Notice board → Duyuru tahtası
Write your name on the board.
(Adını tahtaya yaz.)
Okullarda kullanılan kara tahta anlamına gelir.
The teacher wrote on the blackboard.
(Öğretmen kara tahtaya yazdı.)
Modern sınıflarda veya ofislerde kullanılan beyaz tahtadır.
We use a whiteboard in the meeting room.
(Toplantı odasında beyaz tahta kullanıyoruz.)
Genellikle kalın ve uzun ahşap tahta parçası anlamındadır. İnşaat ve marangozlukta kullanılır.
The floor is made of wooden planks.
(Zemin ahşap tahtalardan yapılmış.)
Tahta (genel) → Board
Kara tahta → Blackboard
Beyaz tahta → Whiteboard
Kalın ahşap tahta → Plank
Doğru çeviri için mutlaka bağlam dikkate alınmalıdır.
İngilizce “meal” kelimesi Türkçede öğün anlamına gelir. Günün belirli saatlerinde yenilen ana yemekleri ifade etmek için kullanılır.
Kahvaltı, öğle yemeği veya akşam yemeği gibi düzenli yemek zamanlarını anlatır.
Breakfast is my favorite meal.
(Kahvaltı benim en sevdiğim öğün.)
Sadece yiyecekleri değil, o yemeğin tamamını ve zamanını kapsar.
We had a family meal together.
(Ailece birlikte yemek yedik.)
Restoran veya uçak gibi yerlerde sunulan yemek paketi anlamında da kullanılabilir.
A hot meal is included in the ticket.
(Bilete sıcak yemek dahildir.)
Breakfast → Kahvaltı
Lunch → Öğle yemeği
Dinner → Akşam yemeği
Main meal → Ana öğün
Light meal → Hafif yemek
Meal = öğün, yemek (kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği gibi planlı ve düzenli yemekler)